Karizma Nasıl Geliştirilir?

In Taner Özdeş, Yazarlar Klubü by Cumhur DursunLeave a Comment

karizmaBir şirket konferans salonunda ter içinde sıranızın gelmesini bekliyorsunuz. Ve kuşkusuz, bu büyük danışmanlık işi için hassas biçimde rekabet olanağınızı ölçüyorsunuz. Sonra,bir kişi ayağa kalkıp sunumunu vermeye hazırlanıyor ve, ahh! İşte bir kader anı. Kendisi öyle büyük incelik ve özgüvenle hareket ediyor ki salon sessizleşiyor ve kendisi mikrofona yaklaşırken bütün bakışlar ona doğru dönüyor. Dengeli ve güvenli görünerek, gülümsüyor ve sonra konuşmasına başlıyor. Anında, iyi olduğu açıkça belli oluyor ve kendisiyle birlikte salondaki herkes de bunu biliyor. Kendi güçlü, ölçülü sesi, rahat ses tonu,belirgin telaffuzlu ve iyi seçilmiş sözcükleri, hatta şık fakat mütevazı görünümü, kalabalığı cezbeder görünüyor. Vay! Bu kişi kimdir, diye düşünüyorsunuz? Ve bunun sadece ne söylediği! Fakat konuşmasını dinledikçe imrenme duygunuzun yerini hayranlığa bıraktığını hissediyorsunuz. Çünkü sizi ve diğerlerini sadece rasyonel biçimde değil fakat duygusal, içten bir tarzda da etkiliyor.Konuşma ritmi hızlandığında ve sesi ile hareketleri açıklamalarının en üst noktasına yaklaştığına işaret ettiğinde,büyük tutkuyla sunduğu fikirlerin içinde yüzdüğünü hissedersiniz – öyle ki, kendisi size rakip olsun ya da olmasın,eğer sizi götürmek istediği yer bir yamyamlar toplantısı olsa bile onu sonuna kadar izlemeye karar verirsiniz. İşte bu kişi, bunu biliyor!

Kendi coşkularıyla size esin kaynağı olan ve enerjileriyle size motivasyon sağlayan, duygularınıza olduğu kadar zihninize de hitap eden insanlarla olasılıkla karşılaştınız.Ve siz, gönüllü olarak onlara çekildiğinizi ve belki de onların amaçlarını gerçekleştirmek için beklentilerin ötesinde performans gösterdiğinizi fark ettiniz. Fakat siz kendinize sordunuz mu: Bu tür bir mükemmelliğin kaynağı nedir? Bunun oluşmasını sağlayan kuvvetler nelerdir? Bu erkek ve kadınları kişisel çekim gücü ile bu denli donatan nedir? Bu sadece iyi konuşmaktan mı kaynaklanır? Ya da bunlar sosyal açıdan becerikli olup her tür kişilik ve duruma yumuşakça uyma yeteneğine mi sahipler? Ya da sadece onların çevresinde olmakla iyi hissetmemizi sağlayan çekici, heyecan verici bir imaj yansıtmayı nasıl başardıkları?

Karizma kelimesi çok kullanılmasına rağmen doğru anlaşılmaz. İmaj ve Karizma birbirine giren terimlerdir. Doğru imaj, doğru karizmamıdır yoksa karizmaya sahip bir kişi imajı doğru mudur? Bu konuda okuduğum bir kitapta bu konuda çok beğendiğim açıklamayı sizle paylaşacağım. Ama öncelikle bunu kendi dilimle anlatmak isterim. İmaj ve karizma bir noktada birleşir; samimi ve doğal kişilik, kişinin kendine güvenmesi.

Harvard antropoloğu Charles Lindholm, karizmanın her iki seviyede de, “mecburi, zorlayan, açıklanamaz duygusal bir bağ”karizmanın, her şeyden öte, lider ve hayran izleyicinin bir ilişkisi, karşılıklı birleşmesi olduğunu” söylüyor. içerdiğini yazıyor. Karizmanın kişiye özgü bir şey olduğu düşünülürken, bunun ancak başkalarıyla karşılıklı etkileşimde ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Lindholm, “

Sekreterime karizma konusunda verdiğim kitaptan bir bölümü yazmasını söyledim.

Emine “bunu yazdıktan sonra karizmanın ne demek olduğunu öğreneceksin. Senden ricam bizim firmamızda kim karizmadık sonra bana söyle” dedim. Genel müdürlüğünü yaptığım Infonet’de 35 kişi çalışıyor. Emine yazıyı yazdıktan sonra yanına gittim, firmada kim karizmatık diye sorduğumda beni ve bir de satışta çalışan bir kişinin adını söyledi. “Hiç bayan yok mu” dedim. “Hiç aklıma gelmedi” dedi.. Bayanlar karizmatik olmaz mı? Yoksa bayanlara karimatık denmez mi? Bunu gerçekten düşünmemiştim. Ama bence bayanlarda karizmatik olabilirler.

Karizma için benim sevdiğim tanım ise: Kişisel çekim gücü başkalarını onlarla fiziksel, duygusal ve entelektüel bağlamda temas sağlayarak etkileme yeteneğidir. Kısaca, insanların sizi sevmesini sağlayan şeydir – hatta sizin hakkınızda pek fazla şey bilmeseler bile.

Geçen akşam Jaycees Istanbul derneğinin düzenlediği Business Networking toplantısına katılmak için gittim. Bu tür ortamlarda yüzlerce kişi olur ve onların arasından belli kişiler hemen ilginizi çeker. Damat & Tween’in binasından içeri girdiğimde gözüm hemen Ertuğrul Belen’e takıldı. Kendisi Sihir Mobilya’nın ortaklarından, tahsilini Amerika’da yapmış, kısa süre yurt dışında çalıştıktan sonra aile şirketine geri dönmüştü. Ertuğrul, alçakgönüllü, mütevazi, sempatik tavırları ile hemen karizmasını belli eder. Sonra yukarı çıktım. Birçok kişi birbiri ile tanışıp, sohbet ediyordu. Rıza Kadılar barın kenarında hararetli bir şekilde sohbet ediyordu. Biraz sonra yapacağı konuşmada hemen karizmasını fark edersiniz. Uzun boyu, kendinden emin tavırları, pozitif enerjisi ile ışıldar. Daha sonra benim misafirim Serra Titiz’i uzaktan gördüm. Zarif fiziği, dengeli hareketleri, canlı ve enerjik bakışları ile hemen kendini belli ediyordu. Serra, çok popüller olmasına rağmen tanımadığım Mehmet Ali Alobarı’yı beni tanıştırdı. Hemen fiziği, duruşu, bakışları , el sıkışı ve hareketleri  ile ilgi odağı olmayı hak ediyordu. Biraz sonra yaptığı konuşmada ses tonu, harketleri ve kendiden emin konuşması ile her anlamda karizmatik kişiliği ortaya çıkıyordu. Bu kişilerin hepsinin ortak noktası kendilerine duydukları özgüven, hayata pozitif bakmaları, kendilerini geliştirme ve yeni insanlarla tanışma konusunda istekleriydi. Benim görüşüm, iyi bir aileden gelmek, hayat görgüsüne sahip olmak, entellektüel kapasite, hayatta bir amacı ve hedefi olmak ve kendisiyle barışık olmak (birazda kendine hayran olmak ve sevmek) kişiyi karizmatik yapan özelliklerden en önemlileridir.

Doğuştan gelen düzgün fiziğiniz, kendinize güveniniz, beden diliniz, duruşunuz ve hareketleriniz siz daha karizmatik yapar. Ama şunu da unutmayın ki, Turgut Özal her türlü fiziksel kusurlarına rağmen karizması yüksek liderlerden birisiydi.

Kendim konusunda ise şunları söyleyebilirim; her zaman pozitif olmam, kendimle rahat olmam, kendimden emin olmam, her ortamda insanlarla hızlı kaynaşabilmem, esprili olmam, her ortamda eğlenebilmem, her ortamda yüksek sesli kahkaha atabilmem, ses tonum, güleryüzlü olmam beni diğer insanlardan ayıran en önemli özelliklerden bazıları. Bunları kesinlikle bilinçli olarak yapmıyorum. Bunları diğer insanların geri bildirimlerinden öğreniyorum. Bu konuda sürekli kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Çoğu insan tanımadığı ortamlarda gergin olur, kendisi ile sürekli uğraşmaktan bulunduğu kişilere rahat yaklaşamaz (o kişilerde o kişinin yanında kendilerini rahat hissetmezler), kendinden emin olmadığı için yeni insanlarla tanışma konusunda çekigen bir tavır sergiler. Samimi ve açık olmadığı için insanlarla hemen kaynaşamaz. Popüler kişilerin en önemli özelliği her zaman rahattırlar, kendilerinden emin tavır sergiler, insanların ilgisini çekecek şekilde hareket ederler. Kendileri ile dalga geçecek kadar kendileri ile barışıktırlar.

Karizmatik kişinin başkalarını böylesine kolaylıkla kendisine çeken özelliği nedir? Nasıl görünürde hiç çabalamadan, her zaman ilgi odağı olmayı başarmaktadır ya da işyerinde, eşit eğitimli ve deneyimli iki yöneticiye benzer grup görevlerinin sorumluluğu verilmiştir? Fakat sonuçlar büyük ölçüde farklılıklar gösterir. Bunlardan biri zorluklar içinde debelenir ve önemli bir teslim tarihini kaçırır. Diğeri hemen bir ekip olarak birleşir ve öyle çarpıcı bir rapor oluşturur ki, kapsadığı fikirlerin genişliği, derinliği ve berraklığı herkesin ilgisini çeker. Neden bir yönetici başarılı olurken, meslektaşı birlikte çalıştığı kişilerle bağlantı kurmakta başarısız kalır?

Neden bunlardan birisi kendisiyle çalışanların işini sürekli denetleme gereksinimi duyarken diğer yönetici sadece çalışanlarına doğru yönü göstermekte ve bunlar da başarılı olmaktadır?

Bu başarılı insanlar sadece şanslı değildir. Çekici bir konuşmacı ile mükemmel etkin yöneticinin ortak özelliği muazzam bir karizmaya sahip olmalarıdır. Fakat bu tanrıların zahmetsizce verdikleri bir ödül değildir, doğuştan buna sahip olmaları zorunlu değildir. Fakat bu, sosyal beceri ya da araçların bir araya toplanmasıdır. Kollektif olarak, bu nitelikler bazen kişisel manyetizma olarak da anılır. Bunu bilmeyebilirsiniz, fakat bu nitelikler, bu araçlar sizin içinizde de mevcuttur, sadece geliştirilmeyi, bilenmeyi beklemektedir ve bu yetenekleri kullanmanın harikuladeliği ise, sizi güçlü kılarken başkalarını zayıflatmamasıdır.

Çünkü burada söz ettiğim güç kişiler arası etkileşimdir- hükümdarların ya da generallerin ya da emir veren diğer diktatörlerin gücü değildir. Bunun yerine ben, insanlarla etkin olma gücünden söz ediyorum. Ben burada kişiler arası vasıtalarla güç elde etmekten söz ediyorum, bunlar uygun vasıtalardır, başkalarının gücünü çalmayan fakat size ve onlara olumlu sonuçlara ulaşma gücünü veren vasıtalardır.

Fakat öte yandan, iyi olan hiçbir şey kolaylıkla elde edilemez.Ve siz içinizde gözükmeyen bir karizmaya sahipken, bunu geliştirmek otomatik değildir. Bunun için gerekli zamanı harcamaya ve becerilerinizi keskinleştirmek için çabalamaya motivasyonunuz olmalı ve hazırlıklı olmalısınız. Karizmanın şimdi, eskiden hiç olmadığı kadar önemlidir. Hakiki kişisel manyetizmanın, ünvanınızdan ya da köşe başında bir ofisiniz olup olmamasından, masanızın büyüklüğünden ya da maaşınızın dolgunluğundan değil de kendi içinizden yayıldığını göreceksiniz. Konuşmak, dinlemek, ikna etmek, başkalarına uyumlu olmak karizmatik bir kişilikte geliştirmeniz gereken becerilerdir.

Fakat iletişim sadece ne söylediğiniz ya da nasıl söylediğinizden çok daha fazlasıdır.Biz daha az belirgin biçimlerde de iletişimde bulunuruz. En iyi “sessiz mesaj” ya da imajı vermek, mekan ve zamanı kendi avantajınıza kullanmak, vizyon ve fikirlerinizi geliştirmek.

Başkalarından geri feedback için fikir almanız önemli olacaktır.Ve bunların doğru insanlar olması gerekir, size hakikati söyleyecek insanlar olmalıdır. Geri bildirim sayesinde kendinize dair 360 derecelik bir resme resim eklemek isteyeceğiniz söylenebilir. Dolayısıyla işte, evde, tenis sahasında ya da başkalarıyla karıştığınız her yerde sizi tanıyan kişilerden geri feedback istemelisiniz. Bu bağlamda herkesin samimi olmanın yanında, söz konusu durumda sizin davranışınızı tanıdığından da emin olmalısınız.

Siz ister bir CEO, ister bir memur,ister bir mühendis ya da bir çırak olun, kendi kişisel çekim gücünüzü en üst seviyeye çıkarabilirsiniz. Biz hepimiz bu yeteneklere ihtiyaç duyarız çünkü bunlar güven ve adanmanın oluşumuna destek olur. Ve güven ve adanma her başarılı çabanın temel taşlarıdır. Bunlar olmadan, organizasyonlar iyi işlemez, koalisyonlar yapılamaz, işbirliği oluşmaz, fikirler ve tutumlar değişmez ve kariyerler nadiren yol alır.

Bugün karizma seviyeniz her ne olursa olsun, eğer gerçekten bunu iyileştirmeyi istiyorsanız, iyileştirebilirsiniz.

Sevgilerimle,

Taner Özdeş

Leave a Comment