hakki-tolunay-motoK. HAKKI TOLUNAY

Kadıköy’de Cumbalı bir kagir evde 1954 yılının 10 Nisan’ında doğduktan sonra, çocukluğumu İstanbul’daki bu evin çevresindeki, Kadıköy’lü İstanbulluların yaşam biçimlerini, birbirlerine saygı ve sevgilerini, ve de komşuluğun “ev alma komşu al” dedirten o keyifli duygusunu soluyarak büyüdüm.

Karşı evde bahçe içinde Duygu ve İnci Asena ablalar otururdu. Ben büyürken onların birisi güzellik kraliçesi seçildi. Diğeri de Çağdaş Türk Kadınının kalemi oldu. Arka sokakta Yelda Gürani Vardı. O da güzellik kraliçelerimizden biri idi. Günseli Başar bizim sokağı kesen Halit ağa Caddesinde sokağın köşesinin karşısında ahşap bir evde otururdu. 1950 li yılların bir güzellik kraliçesi de o.

Durun daha bitmedi. Arkada Meltem sokağın ucunda subay kızı Ajda ve Semiramis Pekkan Kardeşler. Yıllar sonra da Bülent Ersoy. Ama o zamanlar erkekti. Nişanlısı Mehtap da Meltem sokağında benim bisikletli kankimdi. Ama o yıllarda “Kanki” diye bir söz yoktu. Ve… Anneler ne anlama geldiğini bilmediğinden, hangi ağızdan çıkarsa böyle sözler, o ağza biber sürerlerdi.

Ben işte böyle güzellik ve sanat taşan bu sokaktan daha kendime gelemeden ilim irfan ocağı, Mektebi Sultani’nin ilk kısmına yatılı olarak gitmeye hak kazandım bir sınav sonunda. 6 yaşında bir çocuğun okuma yazma bilmediği düşünülürse ne sınavıydı ne sordular hatırlamıyorum. Eh 50 yıl önceydi. Ama 5000 çocuk içinde okula kabul edilen 26 kişiden biri olunca ailem beni süper zeka zannetti.

Lise sıralarında gazeteci olmuştum bile. İlk yazılarım Hürriyet Gazetesinde Perşembe günleri tam sayfa yayınlanan “Amatör Spor yurtları” başlıklı sayfada çıkmaya başladı. Yıl 1970… Zaten demezler mi “adam olacak çocuk .okundan belli olur” diye. Bana daha 5 yaşında sorduklarında “oğlum sen büyüyünce ne olacaksın” diye. Ben cevabı göğsümü kabartarak “gazeteci” diye
verirmişim.

Üniversiteyi kazanıp Arkeolojiye girerken Rahmetli Nezih (Demirkent)amcanın kapısını aşındırarak 1974 yılında gazeteciliğe Hürriyet’te magazin muhabiri olarak başladım. O arada 2 yılın sonunda Arkeoloji olarak başlayan üniversite hayatı, gelen devam mecburiyeti ile 2 yılın sonunda yeniden sınava girip, İTİA Şişli siyasal bilgiler fakültesinde 8 yılın bitiminde sonuçlandı. Ama o süre zarfında da öğrenciden gazeteciydim bir yandan. Tv’de 7 GÜN, Playboy dergisi editörlüğü, Evlenince kızlardan uzak durmam için aile konseyi kararıyla, Dünya Gazetesi, ardından Güneri Civaoğlu’nun sahibi olduğu Marina yayıncılıkta Genel Yayın Yönetmenliği ve 1990 yılında başlayan dergi patronluğu. Burada Görsel Yapım Yayıncılık ‘ta, 20. Yılını eda eden Magazin OTOMOBİL, 17 yaşına basmış MOTORBİKE, ve yaşını benim bile unuttuğum bir Astroloji BURÇ dergisi yayınlamaktayım.

Eserlerimin arasında Üniversiteye giden 19 yaşında bir kız çocuğu ile sanat hayatımın olgunluk dönemini idrak ettiğim 3 yaşında bir erkek çocuk babasıyım. (10 Nisan 2010 Tam 55 yaşındayım bugün)