Moral Değerlerimizi Yüksek Tutalım – SON

In Ali Erdinç Başaran, Yazarlar Klubü by Cumhur DursunLeave a Comment

moral-deger-3Bu mutluluğun bir süre hissedilişinden sonra zihin yine doğası gereği devreye girmek ve kişiye endişe duyduğu şeyleri hissettirmeye çabalayacaktır. Onun da bu fonksiyonuna izin verip, onu da kabul etmek kişinin hissettiği mutluluk değerini düşürmeyecek, sadece her şeye rağmen mutlu olma kabiliyetini yükseltecektir.

Yukarıdaki ilk pratiğin yapılmasından sonraki en büyük destekleyici hareket bedene bol bol su almaktır. Bedenden enerjisel olarak bırakılmış acı, korku, sıkıntı, endişe gibi duyguların; fiziksel olarak bedenden atılması ve enerji bedenimizdeki boşalan yerin yüksek frekansla doldurulması için Su, çok muhteşem bir fırsattır.

Yukarıda anlattığım pratik, öncelikle Size direk olarak çok büyük sorunlarınızın hallini sağlayacaktır. İstenilen sayıda kendi kendine pratik ile belli bir mutluluk frekansının yakalanmasından sonra da olaylara bakış açısının değişimi, sade ve basit yaşama dönülmesi, içinde bulunduğumuz günlerin önemine uygun hareket tarzının geliştirilmesi gibi realitelerin hayata sokulmasıyla, kendinizdeki sürekli ve kalıcı mutluluğun oluşumunu, ve bu mutluluğun arasıra olaylarla ve insanlarla sarsılsa bile çabuk toparlanan bir gidişat izlediğini görebilirsiniz.

Değişim ve gelişim her zaman yavaş ve kararlı olmalıdır. O yüzden kendinizi sorunların çözümüne ilişkin fazlaca zorlamanız Sizi yorabilir. Bundan dolayı yukarıdaki derin etkili pratiğin uygulanmasından sonra kendinize ruhsal tatil ilan etmeli, dinlenmeli ve iyi beslenmelisiniz. Belli bir mutluluk frekansını tutturduktan sonra bile hayatın keyfini yaşamak yerine; kendinizi sürekli “Benim ne problemim var ?” diye dinlemek, Sizi etkilediğini düşündüğünüz sorunları bir an evvel halletmeye çalışmak, zihnin yeni ayak oyunlarından biri olarak algılanmalıdır. Bu tür pratiklerden sonrasında insanlardan veya bulunduğunuz ortamlardan kopmak değil, hayatın içinde kalmak gereklidir. Arka arkaya ve sabırsızca yapılan pratikler Sizi bedensel olarak zayıf düşürecek, hasta olmanıza neden olacaktır. Bir acıdan kaçışını fark edip de onun üzerine üzerine gitmenizde gösterdiğiniz kararlılığınızı lütfen hayatın keyfini çıkarırken de sürdürün ki bu yeni mutluluk seviyesi hücrelerinize iyice yerleşsin…

Eski bir hikayede olduğu gibi:

Birgün kral, bilinen bilge bir kişiyi huzuruna çağırtır ve kendisinden hayatı anlatmasını ister. Bilge kişi bunu kabul eder ve kraldan bir çorba kaşığıyla, biraz zeytinyağı ister… Kaşığın içine zeytinyağını koyar ve dökülmeyecek şekilde kralın ağzına, dişlerinin arasına yerleştirir. Ve kraldan kaşıktaki zeytinyağını dökmeden bütün sarayı dolaşmasını ister… Kral bütün sarayı dolaşır ve bir süre sonra tekrar bilgenin yanına gelir. Bilge kaşığı kralın ağzından aldıktan sonra krala sarayda gördüklerini anlatmasını ister. Kral;

-“Valla Sen bu kaşığın içindeki zeytinyağını dökmememi istedin ya; Ben de bütün sarayı gezdim ama dikkatimi kaşığa vermekten hiç birşey göremedim”

Bilge kralın gözlerine bakar ve şöyle der;

-“İşte hayat böyle bir şeydir kralım. Hem kaşıktaki zeytinyağını dökmeyeceksin, hem de girdiğin bütün odalardan keyif almasını bileceksin…”

Hepinize bol tatminli günler dilerim…

Ali Erdinç Başaran

Leave a Comment