Sezgi, Yaratıcı İmgeleme, Onama

In Cumhur Dursun, Yazarlar Klubü by Cumhur DursunLeave a Comment

SEZGİ

sezgiBilinçaltınız sizinle konuşabilir mi? Evet. Sezgileriniz aracılığıyla. Bilinçaltınızdan rehberlik veya yardım istediğinizde, belli bir işi yapmak için bir dürtü, bir ilham veya önsezi hissedersiniz. Cevabı rüyanızda veya aklınıza birden geliveren bir imge ile görebilirsiniz. Sezgisel olarak, size bir mesaj olduğunu anlarsınız. İçinizden bir kitap okumak veya biri ile konuşmak geçer, cevapları buralarda bulursunuz. Bilinçaltından, değişik insanlar değişik seçilmiş veya doğal yöntemlerle mesaj alırlar. Kimi his, kimi görsel, kimi duyum formundadır. Bu konularda uzman değilsem de bazı tecrübelerimden bahsedebilirim. Ben genellikle mesajlarımı içimin sesinden dışsal olaylarla alırım. Eğer bilinçaltımı programlarsam, rüyalar şeklinde cevaplar da alırım. Meditasyonun, sizin bilinçaltınızla olan iletişimi geliştirildiğine inanıyorum. Ne kadar fazla meditasyon yaparsanız sezginiz o kadar gelişir. Bilinçaltınızdan mesaj almanın yolu şudur; Etrafınızda olup bitenlere duyarlı olun ve kendinize, hislerinize ve içinizin sesine güvenin. Şu anda sezginin çok özel veya ruhsal olduğunu düşünebilirsiniz. Aslında öyle değildir. Harvard Business School dan Prof. Dr. Isenberg, karar verme teknikleri üzerine 2 yıllık bir çalışmada, üst kademe yöneticilerinin %80 inin karmaşık ve insanlarla ilgili kararlarında sezgilerini kullanmayı tercih ettiklerini keşfetti. Başarılı iş adamlarına nasıl karar aldıklarını sorun. Çoğu içgüdülerini söylemişlerdir. İçgüdü nedir? Sizin sezginizdir. Sezgi günlük değerlendirme sürecinin bir parçası olmalıdır. Siz onu kullandıkça ve güvendikçe, size daha iyi hizmet edecektir.

* Kenneth Koh’un “ Intuition” isimli makalesinden Sevgili Bülent Asöcal tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

YARATICI İMGELEME

Farkına varsak da varmasak da devamlı yaratıyoruz. Bir şeyi düşünür veya hissedersek O ‘olur’. Dikkatimizi neye verirsek, bir süre sonra, istesek de istemesek de onu yaratırız. “Ne istediğinize dikkat edin“ deyimini duymuşsunuzdur. Evet, çok doğru ama duygu ve düşüncelerinizi nereye koyduğunuza dikkat edin. Onlar sizin yaratımlarınızdır. Eğer bir bulutu kaybedebilirseniz, düşüncelerinizin ne denli güçlü olduğunu bilirsiniz. Size sadece keyif için dışarı çıkıp bulutları kaybetmenizi veya etrafta dolaştırmanızı telkin etmiyorum. Benim kişisel inanıcım bir bulutun da diğer her şey gibi bir anlamı olduğudur. Ama, düşüncelerinizin gerçek ve ne kadar güçlü olduğuna dair kanıt istiyorsanız, çekinmeyin deneyin – tabi önce bulutun iznini almak şartı ile. Gökyüzünde küçük, şişkin bulutların olduğu bir gün, bir bulut seçin. Çok büyük olmasın ( bu alıştırma birkaç dakika sürmeli ). Bulutunuzu seçtikten sonra ona sevginizi gönderin. Buluta, onun izini ile kaybolmasını istediğinizi söyleyin. (Bazen kaybolmak istemezler, ama çoğunlukla istediğinize uyarlar) Şimdi buluta odaklanın ve onun tamamen kaybolduğunu imgeleyin. Gözlerinizi ondan ayırmayın.
Parçalanmaya başladığını ve aniden kaybolduğunu göreceksiniz. Diğer küçük bulutların gökyüzünde olduğunu, ama bizim bulutumuzun kaybolduğuna dikkat edin. Tamam, şimdi buluta teşekkür etmeyi unutmayın. Gönderdiğiniz düşünceleri göremeseniz de, bu alıştırmayı yaparak, düşüncelerinizin etkilerini görebilirsiniz. Bunun bazılarınızı şaşırtacağını biliyorum. Bu sihir değil.
Bu düşüncelerinizin ne denli güçlü olduğunun bir göstergesidir. Dikkat ederseniz, iyi veya kötü her düşüncenizin yok olduğunu anlayacaksınız. Buna dikkat edin ve her düşünce ve her ‘yaratım’ dan sorumlu olduğunuzu öğrenin.”Şimdi” de kalmak yardımcı olur çünkü geçmişte yaşamanın faydası yoktur, gelecekte henüz burada değildir. Onun için dikkatinizi ona odaklayın. Hayatınızda bir şey yaratmak veya ortaya koymak istiyorsanız, içinizde yer açmayı öğrenmelisiniz böylece onu önce üçüncü boyutta yaratabilirsiniz. Ortaya koymanın 3 temel adımı vardır. Kavrayın (istediğiniz nedir?).İnanın (her yönüyle olmuş gibi davranın). Sonra da alın. Daima şükredin. Önce kendiniz için yaratmak istediğinizi imgeleyin. Bir yere yazın. Yazdıklarımı bilgisayarımda ekran koruyucuya, evde ‘bolluk’ köşeme, bazen arabamın kontrol paneline koyarım. Önemli olan olabildiğince sık görebilmektir. Sonra kendiniz için bir olumlama seçin. Kelimelerde yüksek sesle söylendiğinde çok güçlüdürler. Bu sitede pek çok günlük olumlama bulabilirsiniz, ama biz yine de, yapabilirseniz, kendi günlük olumlamalarınızı yaratmanızı tavsiye ederiz. Günlük tutmak ve en küçük detaya kadar arzularınızı yazmanız yararlı olur. On yıl önce kendime bir define haritası yapmıştım. Büyük sarı bir kartonun üzerine, arzu ettiğim her şeyin bir resmini yapıştırmıştım. Bu kartondaki her şey gerçekleşti.(yeni bir tane daha yapmanın zamanı geldi) Yaratmak istediğiniz konuda çok açık ve kesin olun. Ne istediğiniz konusunda çok dikkatli olun. Her şeyi göz önüne alın.  Kendiniz için ne yaratmaya veya ortaya koymaya karar verdikten sonra, her akşam uyumadan önce ona sahip olmanın, onu yapmanın veya o olmanın nasıl bir şey olduğunu hissedin. Onu yaparken kendinizi görün. Seçtiğiniz bir olumlamayı kullanın ve uyumadan Evrene şu an sahip olduklarınız için teşekkür edin. Sabah kalkmadan  aynı alıştırmayı yapın. Şükretmek, süreci hızlandıracaktır. Her gece, aynı yaratıcı imgelemeyi düşünün, hissedin, görün, olun, yapın ve olumlayın. Değişiklik, ayar yapın ve şükredin. Bir şey gerçekten istiyorsanız bunu yapın ve gerçekleşeceğine güvenin.

* www.yourdailyaffirmation.com; “Creative Visualization”; adlı makaleden Sevgili Bülent Asöcal tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

ONAMA

Onama bilinçaltınızı ,yeniden programlamanın en temel yollarından biridir. Onamama; basitçe bilinçaltımıza yerleştirmek istediğimiz hedeflerimizi veya yeni inançlarımızı tekrarlama sürecidir. Bu süreç , söylem bilinçaltına yerleşinceye kadar yazma, şifahi veya zihni söyleme, dinleme veya davranış şekillerinde olabilir. Eğer onama içimizden gelirse “kendinden telkin “ diğer insanlardan gelirse “dıştan telkin” denir. Kendinden – telkinin bazı örnekleri;

* Kendi onamalarınızı yüksek sesle veya zihnen tekrarlama,

* Onamalarınızı yazmak,

* Kayıt ettiğiniz kendinden telkin bantlarını dinlemek

* Olmak istediğiniz kişi gibi davranmak, (hayran olduğunuz bir kişi yerine kendinizi koymak ve onun gibi davranmak ) Dıştan –telkinin bazı örnekleri;

* Başkası tarafından kayıt edilmiş, yardım, onama sublimal CD ler dinlemek,

* Kitap ve makaleler okumak,

* Ebeveyn, kardeş ve arkadaşların fikirlerini dinlemek

* TV programları seyretmek.

Sevin, sevmeyin onamayı her zaman gerçekleştiriyorsunuz. Konuştuğumuz zaman  bilinçaltımız dinler, Hayattan şikayet ettiğinizde bilinçaltınız dinler ve hep şikayet ettiğiniz hayatı size vermek için talimatlarınızı sadakatle yerine getirir. Onun için bundan sonra ne söylediğimize, özellikle ‘tekrar, tekrar’ söylediklerimize dikkat edelim. Sanırım çok az insan her gün kendinden telkin uyguluyor. Onun için dünyadaki başarılı insan sayısı çok az. DİKKAT ! Eğer kendinden –telkin yapmasanız, size dıştan telkin yapılacaktır. Her gün arkadaşlarınızdan ekonominin kötü olduğunu, hayatın zor olduğunu vs.. duyuyorsunuzdur. Devamlı dinleyince bilinçaltımız onun doğru olduğuna inanmaya başlar. Sonra da(çekim yasasından ötürü) gerçekliğinizde onun doğru olduğunu görürsünüz. Nihayetinde, gerçek olduğuna ikna olursunuz. İşte, yapacağınız onamalardan bazıları;

* Her gün, her şekilde daha iyi oluyorum,

* Her şey bana kolay ve zahmetsizce geliyor,

* Işık ve sevgi ile dolu,neşe saçan bir varlığım,

* Doğal olarak aydınlandım,

* Hayatım bütün bir mükemmellikte çiçek açıyor,

* Keyif aldığım her şey şimdi burada,

* Hayatımın patronu benim,

* İhtiyacım olan her şey zaten bende,

* İstediğim neşeye sahip olmam uygundur.

* Bu zengin bir evren ve hepimiz için bolluk var,

* Bolluk benim doğal varoluşumdur, Bunu şimdi kabul ediyorum,

* Sonsuz zenginlikler şimdi hayatıma özgürce akıyor,

* Her gün mali olarak bolluğa kavuşuyorum,

* Daha çok verdikçe daha çok aldıkça daha mutlu hissediyorum.

Bu onamaları uyurken veya yataktan kalkmadan yazabilir, okuyabilir veya kaydedip uyumadan dinleyebilirsiniz. Onamada başarının anahtarı tekrardır. Bilinçaltımız kaslarımız gibidir. Onu istediğiniz şeylerle onamanız gerekir. Onamaları her gün yapmakta tembellik ederseniz, onu sizin yerinize başkaları yapacak, sonuçlarda her zaman sizin istediğiniz gibi olmayacaktır. Benim için kendimi olumlu tutmanın en basit yolu her sabah işe giderken iyi bir kendine yardım CD’si dinlemektir. Bunun avantajları iki yönlüdür;

1-Güne zihnen olumlu bir tutumla başlamamı sağlar,
2- Bilinçaltımı olumlu inançlarla temizler ,böylece işte duyacağım olumsuz fikirlerle bilinçaltım kirlenmez. xx

* Kenneth Koh’un “ Affirmation ’” makalesinden Sevgili Bülent Asöcal tarafından Türkçe ye çevrilmiş ve tezgen.com sitesinden alıntı yapılmıştır.

Leave a Comment